Kurucusunun Adını Alan Efsane - Ferrari Enzo

Previous Next

2002 de yani “milenyum” olarak adlandırılan ve herkesin 31 Aralık 1999 günü saat 23.59’dan sonra elektronik eşyalarımız bozulacak korkusunu atlattığı 2000 senesinden 2 sene sonra ortaya çıkan ve yaşıt olduğum otomobil. Ferrari Enzo. İsmini 1898 yılında Modena’da doğmuş Enzo Ferrari den alan Ferrari Enzo 2002 yılında 400.000 pound gibi bir fiyat etiketiyle piyasa sürülmüştü.

Enzo Ferrari Kimdir?

Evet birazdan sizlere otomobili anlatacağım ancak her Ferrari kurucusunun soyadını taşırken Ferrari Enzo hem adı hem de soyadını taşıma şerefine erişmiş bir otomobil. Bu yüzden hem biraz Enzo Ferrari’yi yâd edelim hem de Ferrari tarihinden çok kısa bahsetmiş olalım.

Enzo Ferrari 1898 yılında süper otomobillerin beşiği İtalya Modena’da dünyaya geldi. En büyük hedeflerinden biri otomobil yarışçısı olmak olan Enzo Ferrari kariyerine tam başlamak üzereyken 1916 yılında Birinci Dünya Savaşı sebebiyle orduya alındı. 2 sene ordu hizmetinin ardından kariyerine devam etmek isteyen Enzo Ferrari bunun için önce Fiat’a başvurdu. Ret cevabı alan Enzo ardından Vespa’ya başvurdu ve test pilotu oldu.

Katıldığı yarışlarda dikkat çeken Enzo, Alfa Romeo ile anlaşarak onlar için çalışmaya başladı. İtalya adına edindiği başarılarla Mussolini’nin gözüne giren Ferrari, Cavaliere dell’ordine della Corona d’Italia unvanı aldı. Yarışlardan emekli olan Ferrari Alfa Romeo’da geçirdiği 6 senenin ardından kendi fabrikasını açtı.

İkinci Dünya Savaşı’na denk gelen fabrika açılışı sebebiyle bir süre silah üretimi yapan Ferrari ardından 1946 yılında efsanenin doğuşu olacak 250 ve 250 GT modellerini çıkardı. Başarılı geçen yıllardan sonra 1960’larda İtalya başka bir ekonomik kriz dönemine girdi. Bu yıllarda yükselen enflasyon nedeniyle işçilerin ayaklanması fabrikatörleri ve Ferrari’yi zora soktu. 1965 yılında şirketin hisselerinin bir bölümünü Fiat’a satan Ferrari, 1969 yılında hisselerinin %90'ını Fiat’a satmak zorunda kaldı fakat ölümüne kadar işinin başında kaldı. 1971’de başkanlıktan ayrılan Ferrari, öldüğü 1988 yılına kadar şirketin işlerinin kontrolünü elinde tutmuştur.

Konumuz Ferrari Enzo

2002 yılında piyasa çıkan Ferrari Enzo aslında hiçte yadırganmayacak çizgiler ve güzelliklerle bir Pininfarina tasarımı. 2004 yılına kadar üretimde kalmış olan bu nadide otomobilden dünyada sadece 399 adet üretildi. Şu an için kaç tanesi ilk günkü gibi saklanıyor onu bilemiyoruz maalesef.

Pininfarina tasarım ürünü olan Enzo aslında bir F1 otomobiline kaporta ekleyip arabanın iç hacmini biraz daha arttırıp konforu da aynı oranda yükseltmişsiniz gibi duruyor. Özellikle ön profilden baktığınızdan Scuderia Ferrari Formula 1 ekibine ait olan üçgen burun tasarımını net bir şekilde görüyoruz. Burun olarak adlandırdığımız bölümün iki yanında dikdörtgen şeklinde yükselen far grubunu görüyoruz. Enzo’ya karakteristik katan bu far grubunun hemen yan taraflarında içe doğru gömülen fanlı, soğutma silkülasyonu sağlayan havalandırma bölümleri yer alıyor. Dev ve eliptik bir yapıya sahip olan ön camda tek silecek sistemi sayesinde arabanın ön camında tek bir nokta dahi silinmeden bırakılmıyor.

Yan taraflara geldiğimizde yukarı doğru açılan kapı modasının da etkisiyle dihedral yani tavana doğru uzayan ve yukarı doğru açılan kapı tasarımı kullanılmış. İlk çıktığı dönemde kapı tasarımı o zamanın kesimlerince “saçma ve işlevsel değil” eleştirilerine bolca maruz kalmış. Bu eleştirileri açıkçası gereksiz bulan biri olarak spor otomobilde işlevsellikten kasıt neydi onu çok merak ediyorum. Dihedral tasarım gereğince yan aynalarsa arabanın köşeli formunu kullanarak ön çamurluk üzerinde monte edilmiş. Kapıların hemen arkasında başlayan ve devasa olan arka havalandırmalar ise arabanın sert ve kaslı duruşunu ortaya koyuyor.

Arka tarafa geldiğimizde aslında Ferrari bize hissettirmeden 5 yıl sonra çıkacak olan F430 modelinin arka tasarımının ön izlemesini yaptırmış. Arka tarafta bulunan devasa motor için arka camın sağ ve sol tarafında açılmış hava menfezlerinin devamında olan arka çizgiler köşeli karakteri ortaya dökerken yuvarlak stop lambaları tasarımı biraz softlaştırmış. Aktif spoilerin hemen altında yer alan devasa ızgara ve ızgara üzerindeki krom Ferrari logosu ise gayet entegre duruyor. Ayrıca bu ızgaradan içeriye baktığınızda arabanın tüm mekanik aksamını da görebiliyorsunuz. Egzoz sisteminin genel sürüş kontrollerini de yine aynı ızgara bölmesinden yapabiliyorsunuz.

F1 tasarımından bahsetmemizin büyük sebeplerinden biri olan devasa difüzörü görüyoruz. Tek bir hat olarak devam eden ardından dört parçaya bölünen bu difüzör hattından egzoz çıkışı yok. Difüzörün sol ve sağ kanatlarının hemen üzerinde ikişerden dört adet çıkış görüyoruz.

Kabindeki Formula 1 Etkisi

Aslında içi tam bir kompakt tasarıma sahip. Ve oldukça basit. Ancak bir o kadar da şık olduğunu belirtmeliyiz. O yıllarda ki “gerektiğinden fazlası konmaz” felsefesini net bir şekilde görmek mümkün. Her şeyin elinizin altında olmasını isteyen Ferrari tasarımcıları otomobilin dış tasarımında yaptıkları gibi iç tasarımında da Formula 1 esintisini hissettirmiş.

Düzenin hakim olduğu kokpitte orta konsolda bir miktar karbon detaylara yer veren Ferrari kırmızı ve siyah tonlarındaki derileri de konsolda kullanmayı ihmal etmemiş. Karbonfiber detaylara sahip sade ve şık Oh direksiyon üzerinde mod tuşları ve gösterge tuşları yer alıyor. Direksiyonun hemen arkasında motor kısmında bahsedeceğimiz  F1 tarzı elektrohidrolik şanzımanın kulakçıklarını görüyoruz. Kırmızı tabanlı ve beyaz renklerle üzerine sayıları işlenmiş olan hız ve devir sayacı kadranlarımızda sürüş pozisyonunda tam göz hizasının biraz altında kalacak şekilde konumlandırılmış.

İç detayları bitirirken aslında en özel kısımlara geldik. Sürücü kapısına işlenen ve sadece 399 adet üretildiğini belirten nişan diye de tabir edebileceğimiz alüminyum plaka. Aynı plakadan orta konsolda çok özel bir Ferrari içerisinde bulunduğunuzu belirten Enzo Ferrari imzası yer alıyor.

Güç!

Motor detaylarına geldiğimizde arka kapağı kaldırıyoruz ilk önce. Ve evet! Her şey önümüzde. Kapağın iç kısmına baktığımızda karbon elyaftan üretildiğini görüyoruz. Ayrıca bu elyafın üzerine işlenmiş ısı kalkanını da görüyoruz. Sonuçta bir spor otomobildeyiz ve motorun performans odaklı bir sürüşteki ulaşabileceği sıcaklığı az çok tahmin edebiliyorsunuzdur diye düşünüyorum.

Altı litrelik v12 silindir sıralı 660 hp güç ve 660Nm tork üreten canavarda bizi burada karşılıyor.  Bu motorun doğal emişli olduğunu (atmosferik) hatırlatalım. Ayrıca bu motor yukarıda bahsi geçen 6 vitesli Formula 1 tipi elektrohidrolik olarak Türkçeleştirebildiğimiz kulakçık ile kontrol edilebilen bir şanzıman kullanıyor. Bu motor 0-100 km/s hızlanma değeri olarak bizlere 3.65 saniye değerini sunuyor. 0-4000 metre mesafe süresi 11 saniye ve maksimum hızı ise fabrika verilerine göre 350 km/s.

Ekstralar?

Tabii ki de böyle bir spor otomobil alıyorsanız sizlere ekstra ürünler verilecek. Bu ekstraları Ferrari sizin için ön kaputun altına çok şık ve pahalı valizler şeklinde yerleştirmiş. İlk bakışta içlerinden değerli metaller çıkacakmış gibi gözükse de bir merkez somun cıvatası, Ferrari adına özel hazırlanmış ve her yerinde Ferrari logoları olan bir alet çantası, pil için özel bir çantada çıkan damlama şarj cihazı ve bir lastik tamir kiti. Evet doğru tahmin ettiniz Ferrari Enzo’lar da stepne yok.

NOT: Video için Driven34 Kurucusu sevgili Can Eyilik'e teşekkürler.

Yazarın Makaleleri

İlgili Makaleler